Engin KAYAR/ Ben artık oldum sendromu
Herkesten önce Her şeyden haberiniz olsun
Bilip de sözlemekten çekindiğimiz konular vardır, bir tanesi de işveren ve çalışan arasında işyeri sadakati, aidiyet duygusu vb isimlerle gündeme gelen bir duygudan bahsedeceğim,
“ben artık oldum sendromu”
duygusu
İşveren ile Çalışan, müttefikler olarak birbirlerine değer katmaya çalışır.
İşveren “Eğer bizim değerimizi arttırırsan biz de senin değerini arttırırız.”der. Çalışan ise “Eğer büyüyüp serpilmeme yardım edersen ben de şirketin büyüyüp serpilmesine yardım ederim” der.
Bain firması CEO’ su Tom Tierney’ nin çalışanlarına ve danışmanlarına hep şunu söylermiş!
en azından çevredekiler ve gördüklerim öyle,
büyük bir şirkette çalışmak,bir çok insana iş garantisi sunabilen bir yapı gibi gözükmektedir. (burada hep köfte yerim algısı) aslında büyük şirketlerin büyüklüğü ile çalışan kişilerin kendi büyüklüğü hakkında düştüğü yanılgı ilginçtir.
çalışmaya başladığı ilk yıllar sonunda kendi iç dünyasında cevap veremediği, sıkıntılarla ortaya atttığı bazı düşüncelere kapılıp gider.
ben ne olacağım, benim maaşım neden düşük, diğer firmalar daha iyi galiba vb…
cevaplar çok basit
sen ne isen o olacaksın
maaşının düşüklüğünü kimseye sorma, cevabın yanıtı kendinde
diğer firmalar daha iyi değil, hepsi aynı, senin düştüğün çukurun derinliği değişir.
ne kadar çok çalışır, sorumluluk alır, ne kadar stratejik planlama yapabilirsen ayakta kalır, kazanırsın,
üst makamlara gelindiğinde teknik yetenklerin yanında stratejik olarak planlama, uygulama ve duruma göre renk verme gibi özelliklere de sahip olmak gerekir, dünya ticareti bunu gerektirir,
hatırlanması gereken tek gerçek şudur,
“bütün bunları hangi değerlerle yapacağım,”
zira, hırsızlık yapan da para kazanıyor, alın teriyle çalışan da
sonuçta köfte mi yeriz, yoksa ekmekler elde mi kalır bilmiyorum, fakat bir yerlerde hala
ekmeksiz köfte yapan da var,
köftesiz ekmek yiyen de
yeterki ne yiyeceğinize siz karar verin.
Karardan sonrası ise tutkunuzu işe odaklayın gerisi kendiliğinden gelecektir.
beni dinlemeye devam edin, değişime alışık olmayabiliriz ancak alıştırabiliriz.
keep calm and mutate
soğukkanlı olun ve değişin
Engin KAYAR/ Ben artık oldum sendromu
Bakış açımıza göre şekillendirdiğimiz beğendiğimiz ve uygulamaya çalıştığımız bir bakış açısı da bizden
Bilip de sözlemekten çekindiğimiz konular vardır, bir tanesi de işveren ve çalışan arasında işyeri sadakati, aidiyet duygusu vb isimlerle gündeme gelen bir duygudan bahsedeceğim,
“ben artık oldum sendromu”
duygusu
İşveren ile Çalışan, müttefikler olarak birbirlerine değer katmaya çalışır.
İşveren “Eğer bizim değerimizi arttırırsan biz de senin değerini arttırırız.”der. Çalışan ise “Eğer büyüyüp serpilmeme yardım edersen ben de şirketin büyüyüp serpilmesine yardım ederim” der.
Bain firması CEO’ su Tom Tierney’ nin çalışanlarına ve danışmanlarına hep şunu söylermiş!
“Sizi çok daha pazarlanabilir hale getireceğiz.”
Peki bu durum Türkiyede de aynı mıdır.?
Her insan kendine bir güven ortamı yaratmak ister, bu çoğu isyerinde böyledir.
en azından çevredekiler ve gördüklerim öyle,
büyük bir şirkette çalışmak,bir çok insana iş garantisi sunabilen bir yapı gibi gözükmektedir. (burada hep köfte yerim algısı) aslında büyük şirketlerin büyüklüğü ile çalışan kişilerin kendi büyüklüğü hakkında düştüğü yanılgı ilginçtir.
çalışmaya başladığı ilk yıllar sonunda kendi iç dünyasında cevap veremediği, sıkıntılarla ortaya atttığı bazı düşüncelere kapılıp gider.
ben ne olacağım, benim maaşım neden düşük, diğer firmalar daha iyi galiba vb…
cevaplar çok basit
sen ne isen o olacaksın
maaşının düşüklüğünü kimseye sorma, cevabın yanıtı kendinde
diğer firmalar daha iyi değil, hepsi aynı, senin düştüğün çukurun derinliği değişir.
ne kadar çok çalışır, sorumluluk alır, ne kadar stratejik planlama yapabilirsen ayakta kalır, kazanırsın,
üst makamlara gelindiğinde teknik yetenklerin yanında stratejik olarak planlama, uygulama ve duruma göre renk verme gibi özelliklere de sahip olmak gerekir, dünya ticareti bunu gerektirir,
hatırlanması gereken tek gerçek şudur,
“bütün bunları hangi değerlerle yapacağım,”
zira, hırsızlık yapan da para kazanıyor, alın teriyle çalışan da
sonuçta köfte mi yeriz, yoksa ekmekler elde mi kalır bilmiyorum, fakat bir yerlerde hala
ekmeksiz köfte yapan da var,
köftesiz ekmek yiyen de
yeterki ne yiyeceğinize siz karar verin.
Karardan sonrası ise tutkunuzu işe odaklayın gerisi kendiliğinden gelecektir.
beni dinlemeye devam edin, değişime alışık olmayabiliriz ancak alıştırabiliriz.
keep calm and mutate
soğukkanlı olun ve değişin
Engin KAYAR/ Ben artık oldum sendromu

0 yorum:
Yorum Gönder